Ankara Paylaşım Pazarı. Her pazar Kuğulu Park'ta. Başka türlü bir yaşamın mümkün olduğunu kanıtlarcasına...
Ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5.08.2013
pazardan pazara - 2: gel gel vatandaş, çekinme sen de paylaş!
Ankara Paylaşım Pazarı. Her pazar Kuğulu Park'ta. Başka türlü bir yaşamın mümkün olduğunu kanıtlarcasına...
4.08.2013
pazardan pazara - 1: sade
Basit bir hayat sürmek en karmaşığıdır.*
ArkamyeBu sabah Ayrancı Pazarı'na gittim. Haftada bir gün, sanırım çarşambaları sosyete pazarı olurmuş, pazar günleri organik sebze-meyve bulunurmuş. Sosyete pazarına henüz rast gelemedim ama organik pazarla aynı alanda antika pazarını görünce dolmalık biberleri, domatesleri, sızma zeytinyağlarını bir süreliğine unutup tezgahların arasına dalıverdim. Acelesiz adımlarla, tek kalmış kahve fincanlarının, el boyaması tabakların, kehribar tesbihlerin ve türlü incik boncuğun arasında, cicili bicili gaz lambasından semaver üzerine konuvermiş abajura kadar her şeyi "isteyerek" dolaştım durdum.
ilgili sözcükler:
Ankara,
farkındalık,
günce,
kendimden biliyorum,
pazar,
sade,
tüketim
27.07.2013
dünyanın en iyi okulu
Anasınıfını ve yanlış hatırlamıyorsam ilkokul birinci sınıfı okuduğum okulun binası ahşaptı. Tebeşir tozunun ve gıcırdayan tahtaların kokusu hala burnumda. Eskiydi okul, hem de çok eskiydi. Bahçe duvarının boyası yer yer dökülmüş, beyazların arasından tuğlalar çıkmıştı. Duvarın bir kısmı yoktu zaten, kırık dökük tuğlalarla yama yapmaya çalışmıştı biri ama anlaşılan başarılı olamamıştı. Duvar diplerinde biten, o yaşta dizlerime kadar gelen yabani otları da hatırlıyorum. Bazısı dikenli olurdu. Bazısının tohumları patlayınca “zehir” saçardı ve erkekler onları toplayıp kızları korkutmak için kullanırdı. Bir de bahçenin kendimizce tehlikeli ve gizli yerleri vardı; paslı demirlerin, duvardan kopmuş tuğlaların ya da alet edevatın yığıldığı tozlu, kumlu köşeler. Çocuk aklımızla macera üstüne macera yaşardık anlayacağınız. Ama esas macera başkaydı. Okulun tuvaleti dışarıdaydı ve kış vakti titreyerek o küçük tahta kapıya ulaşmaya çalışmak, minik bedenlerimiz için pek eğlenceli olmazdı.
Bugün kendime şu soruyu soruyorum: Acaba eğitimle ilişkimin böyle bir yapıda başlaması, beni okumaktan soğuttu mu?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

